Öğrendiklerimin çoğu derslerden değil, gerçekten çalışması gereken projelerden geldi. Aynı isteği defalarca gönderen bir istemci, beklediğim gibi davranmayan bir veri seti ya da internete hiç bağlanamayan bir geliştirme kartı bana derslerden daha çok şey öğretti.
Çalışma şeklim basit: kapsamı küçük tutuyor, çalıştığını testle gösteriyorum. Bir faturalama sistemi aynı anda gelen on iki tekrar isteğinde doğru sonucu vermiyorsa işe yaramaz; bir yapay zekâ ajanı cevabını hangi kaynaktan verdiğini göstermiyorsa ona güvenemezsiniz. Bu yüzden önce çalışan en küçük sürümü yazıyor, test ediyor ve nerede bozulduğunu not ediyorum.
En çok ilgimi çeken işler üç alanın kesiştiği yerde duruyor: sinyalin zayıf olduğu yerlerden veri göndermesi gereken cihazlar, verdiği cevabı açıklayabilen modeller ve bunları kullanıcıya anlaşılır şekilde sunan mobil ya da web arayüzleri. Bir uçta Verilog, ortada FastAPI, diğer uçta telefon var. Donanımın nasıl çalıştığını bilmek, üst katmanlarda da daha doğru kararlar vermemi sağlıyor.